Çocuğunuz veya siz ağzınız açık mı uyuyorsunuz? Gün içinde sık sık ağızdan mı nefes alıyorsunuz? Aynaya baktığınızda belirgin bir sıkışıklık, çıkıntı dişler veya geride kalan bir çene görüyor musunuz?
Bu sorulara cevabınız evet ise aşağıdaki kavramların birbiriyle bağlantılı olması yüksek ihtimaldir:
Özellikle Bursa’da ortodontik tedavi düşünen çocuklar, ergenler ve yetişkinler için hazırladığımız bu kapsamlı yazıda, ortodonti uzmanı Dr. Begüm Ulaşan’ın klinik bakış açısına dayanarak tüm bu soruları teker teker ele alacağız:
İnsan vücudu normalde nefes almak için burunu kullanacak şekilde tasarlanmıştır. Burun:
Ağızdan nefes alma kişinin gün boyu veya gece ağız açık şekilde, burun yerine ağızdan hava alması durumudur.
Bu durum:
Ağızdan nefes alma, kendi başına bir hastalık değildir ancak genellikle başka bir altta yatan sorunun belirtisidir.
Yaygın Nedenler:
Buradaki önemli nokta şudur: Eğer bir çocuk veya yetişkin sürekli ağızdan nefes alıyorsa, soru ”Neden burundan nefes alamıyorlar?” bir KBB uzmanı ve ortodonti uzmanı tarafından birlikte araştırılmalıdır.
Bursa’da ortodonti uzmanı olan Dr. Begüm Ulaşan, ağızdan nefes alan hastalarda sadece diş düzetmek yerine bu durumun bir ekip çalışmasıyla (KBB, çocuk doktoru ve gerekirse alerji ya da uyku uzmanı ile) ele alınmasını tercih etmektedir.
Ağızdan nefes alma, özellikle büyümekte olan çocuklarda çene ve yüz gelişimini önemli ölçüde değiştirebilir. Çünkü dil, dudak ve yanak kaslarının pozisyonu nefes alma biçimine göre "yeniden ayarlanır".
Normalde:
Ağız Solunumu Durumunda:
Bu uzun vadede şu sonuçlara yol açabilir:
Üst çene dil desteğini kaybettiği için daralabilir ve yüksek damak (yüksek kemerli damak) oluşabilir. Dar bir üst çene, dişler için yeterli alan bırakmaz ve ortodontik sıkışıklığa yol açar.
Ağız solunumu yapan çocuklarda, yüz şekli yavaş yavaş daha uzun ve dar hale gelebilir. Burun-dudak-çene hattında dengesizlikler olabilir ve profil görünümünde estetik bozukluklara neden olabilir.
Ağız solunumu ve dil pozisyonundaki değişiklik, alt çenenin işlevsel olarak daha geride pozisyon almasına neden olabilir. Bu da Sınıf II maloklüzyon sorunlarına zemin hazırlayabilir; üst dişler çok önde, alt çene ise çekik görünür.
Üst ve alt dudaklar tam olarak kapanmakta zorlanabilir ve çocuk sık sık açık ağız ile dolaşabilir. Bu görünüm hem estetiği hem de sosyal özgüveni olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenle, ağız solunumu sadece bir solunum şekli olarak değil, çocuğun yüzünün "mimarisini" değiştiren kronik bir durum olarak görülmelidir. Bursa'da Dr. Begüm Ulaşan her zaman dikkatle şuna önem verir:
Ortodontik sıkışıklık, kemikte yeterli alan olmaması ve dengesiz kuvvet dinamikleri nedeniyle dişlerin hizalanmaması durumudur.
Ağız solunumu bu sürece üç şekilde katkıda bulunur:
Dil damaktan uzaklaştığında, üst çene içerden gelen “itme” desteğini kaybeder. Yanak kasları ise dışardan üst çeneye baskı uygular. Sonuç, dar, yüksek kemerli bir üst çenedir.
Bu dar çenede dişler:
Ağız solunumu olan çocuklarda alt çene fonksiyonel olarak biraz geride konumlanabilir. Üst kesici dişler öne doğru açı yapar ve çıkar, alt kesici dişler ise daha geride kalır.
Bu durumda:
Dudak kapama zorluğu, yanlış dil pozisyonu ve dilin yutkunma ile konuşma sırasında dişlere baskı yapması (dil ittirmesi) gibi faktörler hem ortodontik kalabalığı artırabilir hem de tedavi sonrası nüks (dişlerin tekrar hareket etme) riskini yükseltebilir.
Bu yüzden: Ağız solunumu devam ettiği sürece, dişlere sadece tel takmak sorunun estetik kısmını geçici olarak düzeltmek anlamına gelir.
Ana hedef şunlar olmalıdır: diş hizalamasını düzeltmek ve ağız solunumunun temel nedenlerini bulup yönetmektir.
Özellikle Bursa’da yaşayan aileler, çocuklarında aşağıdaki belirtileri fark ederlerse bir ortodonti uzmanına (Dr. Begüm Ulaşan gibi) ve KBB uzmanına danışmayı düşünmelidir:
Bu belirtiler sıklıkla ağız solunumu – çene yapısı – ortodontik sorun üçgeninin göstergeleridir.
Bursa’daki ortodonti uzmanı Dr. Begüm Ulaşan, ağız solunumu şüphesi olan hastalarda şu adımları takip etmeyi tercih eder:
Yüz profili, çene ilişkisi ve gülümseme analizi yapılır. Dişlerin kapanış şekli, kesici ve azı dişleri arasındaki ilişki ve çene darlığı değerlendirilir. Gerekirse panaromik ve sefalometrik röntgenlerle çeneler ve diş kökleri incelenir.
Muayene sırasında çocuğun ağzını kapalı tutma yeteneği gözlemlenir. Burundan nefes almakta zorluk değerlendirilir. Dilin konumu ve konuşma ile yutkunma sırasındaki dişlerle ilişkisi kontrol edilir.
Ağız solunumu belirtileri kuvvetliyse:
Bu yaklaşımda benimsenen zihniyet şudur: ”Nefesi, çene yapısını ve diş hizalamasını birlikte ele alalım,” dişleri düzeltelim, gerisi önemli değil yerine.
Neden ve yaşa bağlı olarak:
Bu seçenekler tek başına veya kombinasyon halinde kullanılabilir. Ağız solunumu nedeniyle çene darlığı olan genç yaş gruplarında Dr. Begüm Ulaşan Bursa'da genellikle önce şunlara odaklanır:
Tedavi seçenekleri planlanırken; çocuğun yaşı, büyüme potansiyeli, ağız solunumu şiddeti, mevcut diş durumu ve ailenin beklentileri dikkate alınır.
Bu sorunun cevabı büyük ölçüde evettir. Eğer:
Ortodontik tedavinin uzun vadeli başarısı önemli ölçüde artar.
Aksi durumda:
Dişler ortodontik olarak düzeltilmiş olsa bile, yıllar içinde nüks etme (geri hareket etme) riski artar.
İşte bu yüzden Dr. Begüm Ulaşan, ağızdan nefes alan hastalara şunları vurgular:
"Ortodonti sadece dişlere takılan bir tel değildir; nefes alma, kaslar, çene yapısı ve fonksiyonuyla birlikte ele alınması gereken bir bütündür."
Bu makalenin başındaki soruya geri dönelim: "Ağızdan nefes almak çene yapısını ve ortodontik çapraşıklığı etkiler mi?"
Cevap:
Bu nedenle:
bunu "küçük bir detay" olarak görmeyin.
Eğer Bursa'da yaşıyorsanız veya Bursa'ya seyahat edebiliyorsanız, ortodonti uzmanı Dr. Begüm Ulaşan ile randevu alabilirsiniz:
Unutmayın: Nasıl nefes aldığınız sadece akciğerlerinizi değil, aynı zamanda yüzünüzü, çenenizi, gülümsemenizi ve uzun vadeli yaşam kalitenizi şekillendirir.
Şiddetli üst çene kemiği kaybı yaşayan hastalar için geleneksel implantlar genellikle bir seçenek değildir — en azından onlara böyle söylenir. Peki ya kapsamlı kemik grefti veya sinüs kaldırma gerektirmeyen bir çözüm varsa? Bursa, Türkiye’de Milim Dental’de, kompleks tüm ağız rehabilitasyonlarının altın standardı olan Zygomatik İmplantlar aracılığıyla tam olarak bunu sağlıyoruz.
İş hayatında aktif olan, sıkça sosyal ortamlarda bulunan veya kameraların önünde olan kişiler için bu karar daha da kritik hale gelir. Nilüfer, Bursa’daki Milim Dental Kliniği'nde, Dr. Begüm Ulaşan hem geleneksel diş telleri hem de Invisalign tedavileri sunarak hastalarına kişiselleştirilmiş çözümler sağlar. Peki hangi durumlarda diş telleri daha mantıklıdır, Invisalign ne zaman daha uygun olur? Bu yazıda, Bursa'da ortodontik tedavi düşüncesindeki hastalar için tüm artıları ve eksileri ele alacağız.
Diş kronlarını düşünürken, en yaygın iki seçenek zirkonyum ve porselendır. Her ikisi de estetik çözümler sunar, ancak dayanıklılık, görünüm ve uygulama açısından önemli farklılıklar gösterir.
Milim Diş Hastanesi sadece bir klinik değil—kendinden emin gülüşlerin başladığı yerdir. Dünya standartlarında uzmanlardan oluşan bir ekip, gelişmiş teknoloji ve hasta odaklı yaklaşımımızla, diş bakımını premium bir deneyime dönüştürüyoruz.
Hijyen, konfor ve tamamen size özel tedavi yöntemlerine öncelik veriyoruz. Sadece bizim sözümüze güvenmeyin—gerçek hastalardan gerçek hikayeleri keşfedin.
Mükemmel gülüşünüz burada başlıyor. Milim deneyimine katılın.
Milim Dental Hospital, Ağız ve Maksillofasiyal Cerrahi, Prostodonti, Ortodonti, Pedodonti ve Periodontoloji uzmanlarının da yer aldığı geniş bir diş hekimi ekibiyle desteklenen, 1.000 m² alana sahip geniş bir tesiste kapsamlı diş hizmetleri sunmaktadır.